03 Eylül 2008

yazabilememek



uzun zamandır yazmıyordum bloga. bir haftadan fazla oldu heralde... yazmama sebebim basit aslında. internete girecek pek vakit bulamıyorum. girdiğim dönemlerde de maillerimi okumak, şöyle bir tur atmaktan yazmaya zaman olmuyor.

işin ilginci, bu kadar uzun zamandır yazmamama rağmen, yazıya başlarken ne yazacağım hakkında en ufak bir fikrim yoktu. hala da yok... allaha emanet gidiyoruz yani. mesela iki cümle sonra ne yazıcağımı bilmiyorum. merak ediyorum ama bilmiyorum. belki de şu an yazma sebebim bu bilinmezlik. aaa demek ki bunu yazıcakmışım iki cümle sonra. evet... acaba birazdan ne yazacağım...

yani efendim gelmek istediğim nokta şu. şu son bir haftada yazıcak hiç bir şey biriktirmemişim. hani yazının başında dedim de ya, yazıcak zaman yok, o yüzden yazmıyorum diye... yalan. yani istesem aslında yaratırdım zaman.

acaba diyorum sıkıldım mı blog yazmaktan. yani yazasım yok mu artık? bir başka gelip geçici heves miydi blog?

çok çabuk sıkılan bir insanım efendim. hobileri, yaptıkları, yapmak istedikleri, yapıcakları sürekli değişen bir insanım. kendime verdiğim sözleri tutamam.

mesela şu güne kadar şunu yapıcam. yapmazsam şöle kötü bir şey olsun gibi yeminler ederim içimden. yapmam ama, ya da yapmak isterim ama yapamam... en sevmediğim özelliğim bu heralde.

'kardeşim ne abarttın lan. alt tarafı bir haftadır bir şey yazmıyorsun. söylemesen onu da farketmiycektik. ister yazarsın ister yazmazsın, çok da tın' diyebilirsiniz. ama burda olay yazmak, ya da blog değil... burda olay kendimle olan kavgam. sadece blog değil tüm yapmadıklarım ve yapmayacaklarım...

bak ne yazcağımı bilmiyorum diyordum, yazdım lan baya bir şey. yeter şimdilik bu kadar. belki haftaya yazarım bir tane daha, belki bir ay sonra, belki yarın, belki de hiç...

ama yazıcam yine. yazmazsam, galatasaray şampiyon olamasın bu sene...

3 yorum:

sinem dedi ki...

aşkolsun neden öyle diyelim! ben bayağı merak etmiştim yani neden yazmıyorsun diye, hatta bu kadar beklediysek sonunda güzel bir yazı gelir de demiştim ama gelişine vurmuşsun topa :) olsun, yine de güzeldi. hoşgeldin :)

damla dedi ki...

biliyorum o çok çabuk sıkılma hissini.herşeyden biraz oluşunu ama hiç birşeyden tam olmayışını...
ve de yapıcam, yapmak istiyorum dediklerini bir türlü yerine getirmeme hissini,yapmadığın gibi 'bana ne lan yapmıyorum alla alla' demeyip, yapmadıkların için de kendini huzursuz hissetmeni,kendine bağırmalarını ama yine de yapmak istediklerini yerine getirmek için kılını kıpırdatmamanı...
ne dertliymişim arkadaş, ama hakikaten çok fena yarama dokundun ondan bunca laf kalabalığı :))

getabbaaww dedi ki...

sinem teşekkür ederim:)

damla yalnız olmadığımı bilmek mutlu etti beni:P